10 Eylül 2026 Perşembe
Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul’da görev yapan adliye muhabirleriyle bir araya gelerek gündemdeki soruşturmalara ve son gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Toplantıda NTV muhabiri Dilek Yaman Demir de Bakan Gürlek’in açıklamalarını aktardı.
Gürlek, Tunceli’de 2020 yılında kaybolan ve kendisinden bir daha haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’nun akıbetine ilişkin soruşturmayla ilgili de konuştu.Bakan Gürlek, Doku’nun cansız bedeninin kimyasal madde kullanılarak ortadan kaldırılmış olabileceği ihtimali üzerinde durulduğunu belirterek, “Gülistan kimyasal madde ile ortadan kaldırılmış olabilir.” dedi.
Gazeteciler, 2011 yılında cezaevinde hayatını kaybeden eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin yeniden başlatılan soruşturmanın son durumunu da Bakan Gürlek’e sordu.Gürlek, soruşturma kapsamında cinayet ihtimali de dahil olmak üzere tüm olasılıkların değerlendirildiğini söyledi.Kozinoğlu’nun mezarında feth-i kabir işlemi gerçekleştirileceğini belirten Gürlek, alınacak DNA örneklerinin inceleneceğini ifade etti. Gürlek, örneklerde zehirlenme veya farklı bir bulguya rastlanması halinde sonuçların raporlanarak soruşturma dosyasına ekleneceğini kaydetti.
Bakan Gürlek, Alihan Kuriş ve bağlantılı olduğu öne sürülen suç örgütüne yönelik soruşturmanın ayrıntılarına ilişkin de bilgi verdi.Soruşturmanın odağında mali ilişkilerin bulunduğunu belirten Gürlek, Almanya’daki adli makamlarla işbirliği yapıldığını söyledi.Gürlek, bazı işlemlerin hangi kaynaklarla, kimler aracılığıyla ve kimlerin bilgisi dahilinde gerçekleştirildiğinin belirlenmesi amacıyla uluslararası adli yardımlaşma mekanizmalarının devreye sokulduğunu ifade etti.
Alihan Kuriş ve benzeri yapılanmaların dini duyguları istismar ettiğine yönelik ciddi iddialar bulunduğunu belirten Gürlek, bazı kişilerin özel ve lüks bir yaşam kurduğuna ilişkin iddiaların da soruşturulduğunu söyledi.Gürlek, yürütülen soruşturmaların herhangi bir dini topluluğu hedef almadığını vurgulayarak, “Hiçbir cemaatle, hiçbir dini toplulukla ya da sivil kuruluşla derdimiz yok.” ifadelerini kullandı.Soruşturmaların dolandırıcılık iddiaları kapsamında yürütüldüğünü belirten Gürlek, “Bir yapı din kisvesi altında devleti ele geçirmeye yönelik faaliyet yürütürse, maddi menfaat sağlarsa yetkili savcılıklar gerekeni yapar.” dedi. 
İstanbul’un Şişli ilçesine bağlı Fulya’da, 5 Haziran 2000 tarihinde okuldan döndüğü sırada evinde boğazı kesilerek öldürülen lise öğrencisi Çağla Tuğaltay’ın cinayetine ilişkin soruşturma sürüyor. Aradan geçen 26 yıla rağmen aydınlatılamayan cinayet dosyasında, yapılan yeni incelemeler dikkat çeken bir bulguyu ortaya çıkardı.İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çalışma kapsamında, olay günü elde edilen delilleri ve Tuğaltay’ın kıyafetlerini yeniden incelemeye aldı.
Soruşturma kapsamında geçmişte elde edilen bulgular, günümüz teknolojisinden yararlanılarak yeniden değerlendirilmek üzere Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Yapılan incelemelerde, cinayetin aydınlatılmasına katkı sağlayabilecek yeni biyolojik bulgular üzerinde çalışma yürütüldü.
Adli Tıp Kurumu’nda yapılan incelemelerde, Çağla Tuğaltay’ın olay günü üzerinde bulunan şortun iki farklı noktasında yabancı bir erkeğe ait biyolojik bulgu tespit edildi.Yapılan çalışmada erkek DNA örneklerinden birinin şortun bel kısmındaki lastik bölümünde, diğerinin ise paça kısmında bulunduğu belirlendi.
İncelemenin en dikkat çekici sonucu ise şortun iki farklı bölümünden elde edilen erkek DNA profilleriyle ilgili oldu. Yapılan karşılaştırmada, şortun bel lastiği ve paça kısmından alınan DNA profillerinin, 2013 yılında Çağla Tuğaltay’ın tırnaklarından elde edilen erkek DNA profiliyle uyumlu olduğu tespit edildi.Bu gelişme üzerine Cinayet Büro Amirliği ekipleri, söz konusu DNA profilinin kime ait olduğunu belirlemek amacıyla çalışma başlattı.
Çağla Tuğaltay’ın tırnak örnekleri, cinayetten yıllar sonra 2013 yılında yeniden incelenmiş ve bir erkeğe ait DNA profili tespit edilmişti. Ancak o dönemde yapılan araştırmalara rağmen DNA profilinin kime ait olduğu belirlenememişti.Yeni soruşturma kapsamında, 2013 yılında tırnaklardan elde edilen DNA profili ile şort üzerinde tespit edilen erkek DNA’sının uyumlu olduğunun belirlenmesi, dosyada önemli bir gelişme olarak değerlendirildi.
Soruşturmanın genişletilmesiyle birlikte yalnızca biyolojik deliller değil, cinayet dosyasında geçmişte elde edilen diğer bulgular da yeniden ele alındı.Cinayet Büro Amirliği ekipleri, olayın yaşandığı Şişli Fulya’daki adreste yeniden keşif gerçekleştirdi. Ayrıca soruşturmanın önceki aşamalarında alınan şüpheli ve tanık ifadeleri de yeniden değerlendirildi.
Ekiplerin, Adli Tıp Kurumu’nda elde edilen erkek DNA profilinin sahibini tespit etmeye yönelik çalışmaları sürüyor. Soruşturma kapsamında geçmişte elde edilen delillerin yeni teknolojik imkanlarla yeniden değerlendirilmesiyle, 26 yıldır aydınlatılamayan cinayetin çözülmesi hedefleniyor. 
Altın, yatırımcıların ABD’den gelecek enflasyon verilerini beklemesiyle önceki seansta elde ettiği kazanımları korudu. Ons altın 4 bin 400 dolar seviyesinin üzerinde seyrini sürdürürken, piyasaların odağında Fed’in faiz politikasına ilişkin yeni sinyaller bulunuyor.
Ağustos ayına ilişkin ABD Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) bugün açıklanacak. Piyasalar için asıl kritik veri ise cuma günü yayımlanacak tüketici enflasyonu olacak. Verilerin, Fed’in bir sonraki faiz kararına ilişkin beklentiler üzerinde belirleyici olması bekleniyor.Altın, zayıflayan doların desteğiyle yükselişini korurken, yüksek petrol fiyatları ve tahvil getirilerindeki artış fiyatlar üzerinde kısa vadeli baskı oluşturuyor. Buna karşın yatırımcıların uzun vadeli korunma amacıyla altına yönelik talebi devam ediyor.
ABD-İran çatışmasının şiddetlenmesiyle petrol fiyatlarının aylar sonra zirve seviyelere çıkması, enflasyon endişelerini yeniden gündeme taşıdı. Artan enflasyon baskısı, kısa vadede faiz artışı beklentilerini de güçlendirdi.ABD Hazine Bakanlığı’nın 6 milyar dolara kadar uzun vadeli tahvil geri alımı planını açıklamasının ardından Hazine tahvil getirileri de yükseldi.
Ons altın güne 4 bin 404 dolardan başladı. Gün içinde 4 bin 389 dolara kadar gerileyen değerli metal, 4 bin 420 doları test etti. Ons altın şu sıralarda 4 bin 414 dolar seviyesinde işlem görüyor.
Gram altın ise güne 6 bin 860 liradan başladı. Gün içinde en düşük 6 bin 844 lirayı, en yüksek 6 bin 893 lirayı gördü. Gram altın şu sıralarda 6 bin 882 liradan alıcı buluyor.
Altın, yatırımcıların ABD’den gelecek enflasyon verilerini beklemesiyle önceki seansta elde ettiği kazanımları korudu. Ons altın 4 bin 400 dolar seviyesinin üzerinde seyrini sürdürürken, piyasaların odağında Fed’in faiz politikasına ilişkin yeni sinyaller bulunuyor.
Ağustos ayına ilişkin ABD Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) bugün açıklanacak. Piyasalar için asıl kritik veri ise cuma günü yayımlanacak tüketici enflasyonu olacak. Verilerin, Fed’in bir sonraki faiz kararına ilişkin beklentiler üzerinde belirleyici olması bekleniyor.Altın, zayıflayan doların desteğiyle yükselişini korurken, yüksek petrol fiyatları ve tahvil getirilerindeki artış fiyatlar üzerinde kısa vadeli baskı oluşturuyor. Buna karşın yatırımcıların uzun vadeli korunma amacıyla altına yönelik talebi devam ediyor.
ABD-İran çatışmasının şiddetlenmesiyle petrol fiyatlarının aylar sonra zirve seviyelere çıkması, enflasyon endişelerini yeniden gündeme taşıdı. Artan enflasyon baskısı, kısa vadede faiz artışı beklentilerini de güçlendirdi.ABD Hazine Bakanlığı’nın 6 milyar dolara kadar uzun vadeli tahvil geri alımı planını açıklamasının ardından Hazine tahvil getirileri de yükseldi.
Ons altın güne 4 bin 404 dolardan başladı. Gün içinde 4 bin 389 dolara kadar gerileyen değerli metal, 4 bin 420 doları test etti. Ons altın şu sıralarda 4 bin 414 dolar seviyesinde işlem görüyor.
Gram altın ise güne 6 bin 860 liradan başladı. Gün içinde en düşük 6 bin 844 lirayı, en yüksek 6 bin 893 lirayı gördü. Gram altın şu sıralarda 6 bin 882 liradan alıcı buluyor.


Serbest piyasada dolar 48,4900 liradan alınırken, 48,4920 liradan satılıyor. Avronun alış fiyatı 56,5740 lira, satış fiyatı ise 56,5760 lira olarak belirlendi.
Dün doların satış fiyatı 48,4780 lira, avronun satış fiyatı ise 56,5150 lira seviyesinde gerçekleşmişti. Buna göre dolar ve avro, yeni güne önceki günkü satış fiyatlarının üzerinde başladı.


Brent petrolün varil fiyatı, ABD ile İran arasındaki çatışmaların şiddetlenmesinin ardından 100 doların üzerinde seyrederek Mayıs ayından bu yana en yüksek seviyelerde kalmayı sürdürdü. Piyasalarda, Ortadoğu’daki gerilimin enerji arzında daha büyük aksamalara yol açabileceğine ilişkin endişeler güçlendi.
İran, çatışmaların daha da yoğunlaşmasına hazır olduğunu açıkladı. Tahran yönetimi, ABD’nin deniz ablukasına karşı koyacağını belirtirken, Amerikan güçlerinin İran topraklarına yönelik saldırılarını sürdürmesi halinde misillemelerin artırılacağı uyarısında bulundu.
ABD Başkanı Donald Trump ise çatışmaların Kasım ayında yapılacak ara seçimlerin ardından sona ermeyebileceğini söyledi. Trump, bu süreçte benzin fiyatlarında önemli bir düşüş beklemediğini belirterek, yakın vadede gerilimin azalmasına yönelik beklentileri sınırladı.
Yaklaşık bir aylık görece sakin dönemin ardından geçen hafta bölgede çatışmalar yeniden yoğunlaştı. ABD ve İran karşılıklı saldırılarını artırırken, İran destekli Husilerin Suudi Arabistan’daki çeşitli enerji tesislerini hedef alması gerilimin enerji sektörüne etkisini daha da artırdı.Bazı enerji tesislerinde operasyonların geçici olarak askıya alınması, bölgedeki arz güvenliğine ilişkin endişeleri derinleştirdi. Piyasalar, çatışmaların seyrini ve Ortadoğu’dan petrol arzına yönelik olası etkileri yakından takip ediyor.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.